Sikintiliydi sahilde gezinirken... amacsizdi... kaygiliydi. düsüncelerini toparliyamiyordu. Bu gercek olabilir miydi... o kadinin yüzünü hatirlar gibiydi. isin kötüsü o gece öyle derin bir uykuya dalmisti ki hatirladigi kadariyla...belki de gördügü rüyalarla gerceklik birbirine karismis o kadini rüyasinda gördügünü sanmis ya da kadinin gazetedeki fotografi rüyasindaki gercekligi bastirip bilincinin sik sik oynadigi oyunlardan birinin ortasina düsmüstü.icinde kötü, karin agritan gri bir his vardi. Peki sag kolundaki morluklar neyin nesi idi, üstelik gögsünde de cizikler. Önce killari kopardigindan oldugunu düsünmüs ama aynada yakindan incelediginde tirnakla ya da sert bir cisimle yapilmis gibi izlerdi bunlar.
yok yok hayir .. o kadini ... ne alakasi var ya.. ben evimdeydim.. bu ben evimdeydim i öyle bir bagirisla atmisti ki girtlagindan, nehir kenarinda köpeklerini gezdirirken dünya umurlarinda olmayan yasli kadinlar bile durup bakmislardi..
utanma ya da sikilma duygusundan ziyade saldirganlik sarmisti benligini.. onlara neydi ki.. itlerinin havlamalarini duymak zorunda degildi.. her gün ayakkabilarini temizlemek zorunda birakan it boklarini da...
neee? ne var bakacak ?
bu saldirgan bombarduman ürkütmüstü altin kizlari.. köpeklerini kucaklayip baslarini saga sola sallayarak hizla uzaklastilar..
bu ilk meydan muharebesi zaferi güven vermisti kendi kendini sorgulamaya devam etmesi icin..
evet kiz kardesi, uyurgezerdin abi sen, demisti cocukluklarindan konusurlarken.. uyurgezerligini bilmeyen bir uyurgezer.. ya bilsem noolcak .. ama bu uyurgezerlik diil ki...
rüyalarima giren bir kadin öldürülmüs, benim kolumda aciklayamadigim morluklar, gögsümde cizikler...
olmaz olmaz
evindeki örümcekleri bile öldürmeyen biriyim ben yaa..
allahim öldürecek bu beynim beni!